
2 ŞUBAT DÜNYA SULAK ALANLAR GÜNÜ KUTLANDI
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü
Prş 02 Şub 2012 18:19:54 EET
Tabiatın korunması konusunda düzenlenmiş ilk uluslararası belgelerden biri olan Ramsar Sözleşmesi'nin imzaya açıldığı 2 Şubat günü ( 1971) Dünya Sulak Alanlar Günü olarak kabul edilmiştir. Bu günün her yıl sözleşmeye taraf ülkelerce sulak alanların hassasiyeti, korunması ve akılcı kullanımı konularında kamuoyu bilincini geliştirmeye yönelik çeşitli etkinliklerle kutlanması tavsiye edilmiştir.
2012 yılının Dünya Sulak Alanlar Günü teması "Sulak Alanlar ve Turizm"dir. Genel Müdürlüğümüzce 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü münasebetiyle düzenlenen programda Orman ve Su İşleri Bakanımız Prof. Dr. Veysel Eroğlu, sulak alanlarla alakalı çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Ramsar Sözleşmesi'nin imzalandığı tarih olan 2 Şubat'ın Dünya Sulak Alanlar Günü olarak kutlandığını belirten Prof. Dr. Veysel Eroğlu, bu yılın temasının ''sulak alanlar ve turizm'' olduğunu ifade etti.
Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Türkiye'de yıllarca sulak alanların öneminin bilinmediğine işaret ederek, ''Belki o zaman bir mecburiyet vardı. Devlet, sıtma hastalığı sebebiyle o tarihlerde bataklıkların bir an önce kurutulmasını istiyordu. Bu durum o zaman için belki mazur görülebilir. Artık böyle bir durum söz konusu değil. Sulak alanları kurtarıyoruz. Emeği geçen herkesi gönülden tebrik ediyorum'' dedi.
Sulak alanların, aynen ormanlar ve meralar gibi karbondioksiti yutarak, havaya oksijen verdiğini dile getiren Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, ayrıca sulak alanların balık, kuş türü gibi birçok biyolojik çeşitliliğe de yaşam alanı sunduğunu söyledi.
Prof. Dr. Veysel Eroğlu, sulak alanların turizmin gelişmesi, yeraltı suyunun beslenmesi ve dengelenmesi konusunda da büyük faydaları olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:
''Atalarımız, kuşların korunması için bir sürü vakıf kurmuşlar. Başka bir medeniyette bu yok. Binaların, camilerin duvarlarına kuşluklar yapmışlar. Osmanlı parklara, ormanlık, yeşil alanlara kuşların su ihtiyacının karşılanması için 'sulak' dediğimiz yapılar yapmışlar. Maalesef zaman içinde bunlar tahrip edilmiş. Bu sene biz de bütün yaban hayatı için büyük bir gayret gösterdik. Bunlar devletin asli görevlerinden birisidir. Ekolojik dönüş çevriminden birisini çektiğiniz zaman ekolojik denge bozuluyor. Bunun da zararı bütün insanlara hatta küresel iklim değişikliğine kadar varıyor.''
Geçen sene bazı basın mensuplarının bilmeden ''sulak alanlar kayboluyor'' diye yazdığını hatırlatan Prof. Dr. Eroğlu, Türkiye'deki sulak alan miktarının şu anda 1 milyon 640 bin hektara ulaştığını ve sulak alanların gitgide büyüdüğünü ifade etti.
| Son güncelleme | |
|---|---|
| Kaynak | http://www.milliparklar.gov.tr/dkmp/anasayfa/resimlihaber/12-02-02/2_ŞUBAT_DÜN.. |
| Kategori | Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü |
| Rating | |
| Okunma | toplam 130, bugun |




