image
Ana Sayfa | Duyurular | TBMM | CHP TBMM GRUP TOPLANTISI

CHP TBMM GRUP TOPLANTISI


CHP TBMM GRUP TOPLANTISI...


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında, Elazığ'da meydana gelen 6 büyüklüğündeki depremde 51 can kaybının ortaya çıkmasının, çok acı olduğunu ve buradan çıkartılması gereken ders bulunduğunu söyledi. Baykal, ''Derhal, deprem ortaya çıkabileceği düşünülen bölgelere ve İstanbul'a yönelik deprem öncesi alınması gereken önlemleri, milli dayanışma içinde el birliğiyle uygulamaya koymamız lazımdır'' dedi.

09 Mart 2010 Salı
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Elazığ'da
meydana gelen 6 büyüklüğündeki depremde 51 can kaybının ortaya çıkmasının, çok
acı olduğunu ve buradan çıkartılması gereken ders bulunduğunu söyledi. Baykal,
''Derhal, deprem ortaya çıkabileceği düşünülen bölgelere ve İstanbul'a yönelik
deprem öncesi alınması gereken önlemleri, milli dayanışma içinde el birliğiyle
uygulamaya koymamız lazımdır'' dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan Baykal, Elazığ'da meydana gelen
depreme değindi. Deprem nedeniyle duyduğu üzüntüyü dile getiren Baykal, bölgede
ciddi bir facia yaşandığını söyledi.

Tüm milletin büyük bir üzüntü içinde olduğunu dile getiren Baykal, ancak
artık bunun ötesine geçilmesi gerektiğine dikkati çekti. Baykal, ''Yaşanan
olaylar artık bize pek çok şeyi göstermiştir. Altı büyüklüğündeki bir depremde 51
can kaybının ortaya çıkmış olması, gerçekten çok acı bir olaydır. Buradan
çıkarmamız gereken çok ders vardır. Bunu bir siyasi çekişme konusu haline
dönüştürmeden, Türkiye olarak üzerinde yaşadığımız coğrafyanın bu temel
özelliğini hiç bir zaman unutmadan, artık bu konularda atmamız gereken adımları
milletçe atmaya yönelmemiz lazım'' diye konuştu.

Türkiye'nin deprem sonrasında yapılması gerekenler konusundaki
örgütlenmeyi belli bir düzeye taşıdığını, bir birikime sahip olduğunu ifade eden
Baykal, depremin acılarını sarma konusunda elden gelinin yapılmaya çalışıldığını
söyledi. Ancak asıl meselenin depremden önce yapılması gerekenler olduğunu
belirten Baykal, bunlara yönelik ciddi ve sorumlu bir yaklaşım izlenmesi
gerektiğini, bir zihniyet değişimine ihtiyaç olduğunu söyledi.

Depremin ardından bölgeye giden partisinin Grup Başkanvekili Kemal
Kılıçdaroğlu'ndan detaylı bilgi aldığını da aktaran Baykal, kış koşulları
nedeniyle öncelikli olarak vatandaşların barınma ve ısınma ihtiyaçlarının
karşılanması gerektiğini kaydetti.

Baykal, ''Derhal sadece o bölgede değil, o bölge civarında beklenen,
deprem ortaya çıkabileceği düşünülen bölgelere ve İstanbul'a yönelik olarak çok
ciddi, deprem öncesi alınması gereken önlemleri bir milli dayanışma içinde el
birliğiyle uygulamaya koymamız lazımdır. Umarım iktidar, bir milli afet
planlaması yapma ihtiyacını kavrar, afet işleri olay sonrası ortaya çıkmış olan
zarar karşısında atılacak adımları araştırmanın bir adım daha ötesine geçer,
olaya takaddüm ederiz, ön alırız, geleceği bilinen felaketler, afetler ortaya
çıkmadan, yapılması mümkün gerekli ne varsa el birliği ile yaparız'' şeklinde
konuştu.

Konuşmasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü de kutlayan Baykal,
Türkiye'deki bütün kadınların bu gününü, çocuklarının rızkı için Ankara'nın kış
koşullarında bir emek mücadelesi, direniş sergileyen Tekel işçisi kadınların
şahsında kutladığını söyledi.

8 Mart'ın aslında ''Dünya Emekçi Kadınlar Günü'' olduğunu ifade eden
Baykal, bu özel günde cinsiyetin yanı sıra bir emek vurgusunun da bulunduğunu
hatırlattı.

Baykal, 8 Mart'ın ortaya çıkışı ve süreci hakkında da bilgi vererek,
Türkiye'de ilk kez 1921 yılında kutlandığını, ancak daha sonra tekrar
hatırlanmasının ve kutlanmasının, CHP'nin iktidara gelişinden sonraki dönemde
1975 yılında gerçekleştiğini söyledi.

Deniz Baykal, 12 Eylül 1980'den sonra ise 4 yıl kutlamaların
yasaklandığını ifade ederek, ''Bu günün hem böyle bir sosyal içeriği vardır,
emek, alın teri içeriği vardır hem de demokratik içeriği, insan haklarıyla,
demokratik hak ve özgürlüklerle ilgili boyutu vardır. Bugünü kutlarken bu tarihi
çerçeveyi de unutmamalıyız. O nedenle Tekel'de direniş sergileyen işçi kadınlar
adına kutlanması hem güne hem tekel işçilerine çok yakışıyor'' diye konuştu.

Türkiye'de çalışan kadınlarla ilgili sorunların son dönemde arttığını
savunan Baykal, 1990 ile 2009 yılları arasında ülkedeki kadın işgücü miktarının
azaldığını, işsiz kadın sayısının 2'ye katlandığını ileri sürdü. Ekonomik krizden
ilk darbeyi yiyenin, ilk sıkıntıyı hissedenin kadınlar olduğunu kaydeden Baykal,
''Kadınlar 1999'dan bu yana ekonomik krizle de ilgisi olmadan, ülkede yaşanan
siyasi gelişmelerle de herhalde doğrudan ilişkili bir biçimde iş yaşamının dışına
doğru itilmeye başlamışlardır'' dedi.

Kadınların iş gücüne katılımına ilişkin rakamlardan örnekler veren
Baykal, kadınların giderek emekten dışlandığını, ücret almadan çalışmak durumunda
bırakıldığını ileri sürdü.

Eğitim alanında da kadınlar açısından ciddi sıkıntılar yaşandığını ve
atılması gereken adımlar olduğunu ifade eden Baykal, ''Elbette Türkiye'deki bu
tablo ekonomik hayata, mal varlığına, kazanç durumuna, gelir düzeyine, siyasi
temsil düzeyine de kaygı verici biçimde yansımaktadır'' dedi. Baykal, tüm bu
koşullara rağmen kadınların geleceğinin aydınlık olacağına inandığını, böyle bir
geleceğe hızla ulaşmak için kendilerini sorumlu ve görevli gördüklerini
söyledi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Ermenistan
ile imzalanan aldatmaca belgesinden başka hiçbir değeri olmadığı ortaya çıkan
protokollerin Meclis gündeminden çekilmesi gerektiğini'' savundu.

Baykal, partisinin grup toplantısında, ekonomideki gelişmeleri ve ABD
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde, 1915 olaylarına ilişkin karar
tasarısının kabul edilmesini değerlendirdi.

Enflasyonun, uzun bir aradan sonra iki rakama ulaştığını, bunun kaygı
verici olduğunu anlatan Baykal, memurlara verilen maaş artışının iki aylık
enflasyon karşısında eridiğini söyledi. Baykal, memurun gelecek aylarda cepten
yiyeceğini, cepten enflasyonu finanse edeceğini ve enflasyonun altında
ezileceğini ifade etti.

Baykal, yoksullaşmanın sonucu olarak borçlanmanın arttığına işaret
ederek, Ocak 2010'da 68 bin 227 kişinin kredi kartı borcunu ödeyemeyenler
ordusunda yer aldığını belirtti.

Son dönemde 2,5 milyon kişinin tarım dışına çıktığını ifade eden Baykal,
tarımın çökertilmesiyle işsizliğin patladığını kaydetti. Baykal, Ziraat
Bankasının yüzyılın en büyük karını yaparken, çiftçinin en perişan dönemini
yaşadığını savunarak, sanayinin küçüldüğünü, işsizliğin arttığını ancak bütün
bankaların kar ettiğini söyledi. Bunun, AK Parti'nin insan odaklı değil, rant,
kar odaklı politikasını ortaya koyduğunu savunan Baykal, şöyle konuştu:

''ABD'de ekonomik kriz olduğunda, bankalar battı, vatandaş zarar gördü.
Türkiye'de vatandaş zarar gördü, bankalar kar etti. Başbakan 'bu kriz bize teğet
geçti' diyor. Eğer sen bankaysan, bankacıların adamıysan sana teğet geçti. Ama
sen milletin, çiftçinin adamıysan sana teğet geçmedi. Kazanacaksak hep beraber
kazanacağız. Banka da çiftçi de esnaf da sanayici de kazanacak. Eğer ülkenin
şartları zarar etmemizi gerektiriyorsa, çiftçi zarar ederse, banka, herkes zarar
edecek.''

Baykal, konuşmasında, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde
1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarına yönelik karar tasarısının kabul
edilmesine de yer verdi.

ABD Kongresinde, Türkiye ya da Osmanlı'ya yönelik tasarılarının
konuşulmasının, karar alınmasının ilginç bir tarihi olduğunu belirten Baykal,
''Sanmayın ki bu konu yeni ortaya çıkmış bir konudur. 1890'dan itibaren, ortada
1915 olayları yokken, ABD Kongresi sürekli olarak, Türkiye'deki Ermeni konusuna
yönelik ilgi sergilemiştir'' dedi.

Baykal, ABD Kongresi'nin, 1890'da Erzurum'da Ermeni isyanı çıkmasıyla
konuya sahip çıkmaya başladığını; Kayseri, Yozgat, Merzifon ve Sason olaylarından
sonra 1894'de, 116 yıl önce, bir kararla Osmanlı Devleti'nin ''katliam
yaptığını'' ilan ettiğini anlattı.

ABD Kongresinde, bu konuyla ilgili iki karar alındığını, 1909'daki Adana
isyanı sırasında ise iki savaş gemisini, gözdağı vermek üzere Osmanlı Devleti'nin
karasularına gönderdiğini ifade eden Baykal, ABD Kongresinin, 1915 olaylarıyla
ilgili olarak da iki ayrı karar tasarısıyla Osmanlı'yı kınadığını söyledi.
Baykal, bu tasarılardan sonra 1975'e kadar herhangi bir karar alınmadığına işaret
etti.

Baykal, daha sonra da çeşitli tarihlerde tasarıların gündeme geldiğini
dile getirdi.
Son tasarının, 1915-1923 yılları arasında yaşanan olaylar nedeniyle ABD
Kongresinin karar almasını talep ettiğini anımsatan Baykal, hedefin sadece
Osmanlı dönemi olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti, Mustafa Kemal Atatürk döneminin
de Ermeni ithamlarının hedefi haline getirilmek istendiğini söyledi.

''Ne kadar acı bir manzara, ne kadar iyi niyetten uzak, ne kadar
gerçeklerden kopuk, ne kadar peşin fikirli, itham edici, karalayıcı bir
zihniyetin yansıması'' diyen Baykal, ''Şimdi bu olay, tarihe yönelik bir
karalama, suçlamanın ötesinde Türkiye'nin gelecekteki politikasını belirlemek
için kullanılacak bir levye, araç haline getirilmektedir. İmzalanan protokoller,
116 yıllık çabaya, yeni bir hayat şansı vermiştir. Gelecek için artık bunu tehdit
olarak, dış politika aleti olarak kullanmak, mümkün hale getirilmiştir'' görüşünü
dile getirdi.

Baykal, ''Tasarı, 'insanlığın, adaletin ortaya çıkmasını sağlayalım,
yaşanmış olan haksızlıkların adını koyalım' duygusallığının gereği olarak mı
ortaya çıkıyor? Yoksa başka bir siyasi hesabın parçası olarak mı gündeme
getiriliyor?'' diye sorarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Görüyoruz ki, Türkiye'yi Kafkasya konusunda bir istikamete sokabilmenin
aracı olarak kullanılıyor? Protokollere ilişkin, bu konunun yeterince
olgunlaşmadığını, Ermenistan ile Türkiye arasında arzu ettiğimiz yakınlığın
kurulabilmesi için gereken zihni ortamın Ermenistan'da henüz şekillenmediğini
söyledik. Protokol uygulanabilir değildi. İmzadan sonra Ermenistan Anayasa
Mahkemesi bir karar aldı, 'soykırıma devam, Türkiye ile sınırı tanımıyoruz, gelin
sınırı açın' diyor. Bu olaya fırsat veren o protokoller. Biz sevimli gözüktük,
uyumlu gözüktük, bütün dünya 'aman ne kadar güzel Türkler bu konuda çok anlayışlı
davranıyorlar' dedi. Ne oldu, yanlış...

Yapılması gereken iş, artık hiçbir anlam taşımadığı net bir şekilde
gözüken bir aldatmaca belgesinden başka hiçbir değeri olmadığı ortaya çıkan bu
protokolleri, Meclisin gündeminden çekmektir. Hükümet, bunu siyasi çekişme,
sürtüşme konusu haline getirmeye, efelikler taslamayla, olayı iç politika
zemininde kurcalamaya çalışıyor. Bunları bırakın, ciddi olun. Yapılması gereken,
yapılması mümkün, kaçınılmaz olan tek iş var: Derhal o protokollerin anlamını
kaybettiğini söyleyip, Meclis gündeminden alınız. Bunu yapınız, bu yeterince
uyarıcı, ciddi olur.'' (15:00)

Orjinal metni haber kaynağından oku

http://www.meclishaber.gov.tr/develop/owa/haber_portal.aciklama?p1=98229 Haber Kaynağı

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment
Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:
  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0

Haberlerin Devamı

ADALET BAKANI ERGİN MHP GRUBUNU ZİYARET ETTİ

ADALET BAKANI ERGİN MHP GRUBUNU ZİYARET ETTİAdalet Bakanı Sadullah Ergin, kamuoyunda ''taş atan çocuklar düzenlemesi'' olarak bilinen Terörle Mücadele Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı ile ilgili bilgi vermek üzere MHP Grubu ve Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya'yı
Haber Kaynağı

"'TAŞ ATAN ÇOCUKLAR İÇİN YAPILACAK DÜZENLEME

"'TAŞ ATAN ÇOCUKLAR'' İÇİN YAPILACAK DÜZENLEMEBDP Grup Başkanvekili Ayla Akat Ata, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in, ''taş atan çocuklar'' için düzenlemelerin de yer aldığı tasarıyla ilgili ziyaretinin ardından açıklamalarda bulundu. Ata, kamuoyunda, bir kesim tarafından taş atan çocuklar, bir kesim tarafından
Haber Kaynağı

TBMM

image

HAL YASA TASARISI TBMM GENEL KURULU'NDA

''HAL YASA TASARISI'' TBMM GENEL KURULU'NDA...Kamuoyunda ''Hal Yasa Tasarısı'' olarak bilinen Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın 2 maddesi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.10 Mart 2010 ÇarşambaEt ve et
Haber Kaynağı

TBMM

image

MHP'Lİ ŞANDIR VE YUNUSOĞLU'NUN BASIN TOPLANTISI…

MHP'Lİ ŞANDIR VE YUNUSOĞLU'NUN BASIN TOPLANTISI…MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu ve beraberindeki milletvekilleri ile parlamentoda düzenledikleri basın toplantısında, Karadeniz'de çay kaçakçılığı iddiası ile TBMM'ye sunulmak üzere bir kanun teklifi hazırladıklarını söyledi.10 Mart 2010 ÇarşambaMHP Grup
Haber Kaynağı

TBMM

image

MHP'Lİ ŞANDIR VE YUNUSOĞLU'NUN ORTAK BASIN TOPLANTISI…

MHP'Lİ ŞANDIR VE YUNUSOĞLU'NUN ORTAK BASIN TOPLANTISI…MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu ve beraberindeki milletvekilleri ile parlamentoda düzenledikleri basın toplantısında, Karadeniz'de çay kaçakçılığı iddiası ile TBMM'ye sunulmak üzere bir kanun teklifi hazırladıklarını söyledi.10 Mart 2010 ÇarşambaMHP
Haber Kaynağı

TBMM

image

MADENCİLİĞİN SORUNLARININ ARAŞTIRILMASI KOMİSYONU…

MADENCİLİĞİN SORUNLARININ ARAŞTIRILMASI KOMİSYONU…Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Maden Mühendisliği Bölümü Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevfik Güyagüler, Türkiye'de her yıl 800 maden mühendisinin mezun olduğunu, bunun, ihtiyacın çok üstünde bir rakam olduğunu söyledi.10 Mart 2010 ÇarşambaOrta Doğu Teknik
Haber Kaynağı

TBMM

image

MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ ŞANDIR VE MHP'Lİ YUNUSOĞLU'NUN ORTAK BASIN TOPLANTISI…

MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ ŞANDIR VE MHP'Lİ YUNUSOĞLU'NUN ORTAK BASIN TOPLANTISI…MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu ve beraberindeki milletvekilleri ile parlamentoda düzenledikleri basın toplantısında, Karadeniz'de çay kaçakçılığı iddiası ile TBMM'ye sunulmak üzere bir kanun teklifi hazırladıklarını söyledi.10
Haber Kaynağı

TBMM

image

TBMM GENEL KURULU

TBMM GENEL KURULU...Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplanan Genel Kurulda gündem dışı söz alan bazı kadın milletvekilleri ''8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'' dolayısıyla düşüncelerini dile getirdiler. CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir, ''ayrımcılık'' suçunu işlediği gerekçesiyle Erzurum Özel Yetkili Savcısı
Haber Kaynağı

MHP'Lİ SERDAROĞLU'NUN BASIN TOPLANTISI…

MHP'Lİ SERDAROĞLU'NUN BASIN TOPLANTISI…MHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın domuz gribi konusunda çelişkili açıklamalarda bulunduğunu savunarak, ''Geldiğimiz noktada, Dünya Sağlık Örgütü Başkanı ve Başbakan'ın da şahitlikleriyle, domuz gribi meselesinin sadece bir palavradan ibaret
Haber Kaynağı

TBMM

image

ADALET BAKANI ERGİN BDP GRUBUNU ZİYARET ETTİ

ADALET BAKANI ERGİN BDP GRUBUNU ZİYARET ETTİAdalet Bakanı Sadullah Ergin, kamuoyunda ''taş atan çocuklar düzenlemesi'' olarak bilinen Terörle Mücadele Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'yla ilgili bilgi vermek üzere, BDP Grubunu ziyaret etti.10 Mart 2010 ÇarşambaAdalet Bakanı Sadullah
Haber Kaynağı